Hayat tutmuşsa senin kolundan
bir o kadar şanslısın
Hayat bırakmışsa seni bir garibin eline
bir o kadar da ezilirsin
En çok hazıra konan mı
Yaşayan mı sahiptir hayata
kimi bu işi mal saymakta
kimi de adamlığını konuşturmakta
Destek çıkılan,
İstemesekte, beynimizin emrettiğine göre
malı olan değilmidir gözümüzdeki değerli ?
hep olmaz mı içimizde bir önyargı ?
Yıkmak lazım bu saltanatı....
Yüreği, çapından büyük olan kardeşlerime selamlar olsun...
Sabahın 6 sında annemin uykulu sesiyle günlere merhaba derdik...
Güneş ışıkları henüz Adana'ya ulaşmamışken, soğuk bir kış günü
üç çubuklu seksenli yıllardan kalma bir elektrik sobasının önünde
küçük bir dilim ekmek ve bir bardak sıcak süt ile doyururduk karnımızı...
Servise bindikten sonra 5 kişilik arka tarafa sekiz on yaşlar arasında altı kişi sığmaya çalışır ve
Adana'nın gecekondu semtlerindeki dar ve çarpık sokaklarında eski model bir pejonun içinde merhaba derdik
doğan güneşe...
varınca okula dışardaki yirmi beş bin liralık büfe şeklindeki burjuva şalgamcısına inat, on beş binliraya gidip tablacıda yudumlardık şalgamlarımızı.
yanında da fırının siftahladığı ilk simitler ile doyururduk karnımızı.
Okul karşısındaki küçük bir bakkalda oradaki adama ulaşabilmek için mücadele verirdik.Elimizdeki tüm paramıza tanesi elli bin lira olan
futbolcu kartlarından alırdık ve tenefüs vakitlerimizi değerlendirmek için kullanırdık bu kartları.
Cepteki son kuruşa kadar alınan kartlar ve oynanan küçük çaplı kumar sırasında bir öğretmenin o kartları görüp kesmesi ile biterdi
tenefüs eğlencelerimiz.Ve küfür ağzımıza ilk defa oturmaya başlar, söverdik içten içten kağıdımızı alıp kesen insafsızlara..
Gün öğlen vaktini bulunca yine bir servis macerasından sonra gelirdik evimize koşarak, ne sorguya cevap ne bir oyalanma tek yol kumanda.
Geldiğimiz gibi açıp izlerdik pokemonu kaçırdıkmı yine bozardık ağzımızı anlamını bilmediğimiz küfürler ile...
Aradan tam on yıl geçti...
Yine sabahları erken uyanıp tutuyoruz Tarsus'un yolunu,
Şimdi o arka koltuklara beş altı kişi değil dört kişi oturuyoruz.
Tüm küfürlerin anlamını biliyoruz artık ve eskisi kadar içten sövemiyoruz hayata, dilimize dolanan bir kaç sözcükten öteye gitmiyor küfürler.
Futbolcu kartları da yok artık.Geçti onların modası, şimdi ayakkabıya, tşörte veriyoruz parayı.Son kuruşa kadar da değil kalanı internet fatuası.
Elimizdeki eğlencelerimizi gelip dışardan biri de kesemez ve bozamaz artık yaşımız ve yapımız baya değişmiş.
Gün akşam vaktini bulduğunda varıyoruz evimize şimdi çizgi film için koşturmuyorum eve ufak bir bilgisayar hayatı ve dershaneye yetişmek için koşuyorum...
Ben mi seçtim bu hayatı?
-hayır.
ama kalıba sokmuşlar bizi, paşa paşa uymak zorundayız.Olmasaydı bu düzen belki yaylalık bir yere gider orda yaşardım.
Diğer arkadaşımda bir tekneyle hayata açardı yelkenini bir diğeri de gidip savaşırdı savundukları için.
on yıl önce okula başlamıştım, on yıl sonra okulu bitiriyorum.
Kişiler, grafikler ve mekanlar dışında değişen birşey yok.Öz hep aynı.
Bakalım bir on yıl sonra ne durumda olacağız ?
Bir deli çığlıktır seni sevmek
Her gece rüyamda seni görebilmek
Seni koklayabilmektir...
Olabildiğince çılgın yaşantımın
En sıcak anıdır.
Görebilmek istemişse cefayı
Hazırım vermeye gel al canımı
Kabullenemiyorsan yanında olmamasını
Ve ayrı olmak parçalıyorsa içini
Unut gitsin yoksa unutulursun
Kısacası anlamsız, boş ve işe yaramayan
Bir Deli Çığlıktır Seni Sevmek
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!
Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!
Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!
Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!
Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldu
Kavuşursak biteriz biz.
Biz ayrılmışların, bölünmüşlerin neferleriyiz.
Belki serseri, belki de deliyiz biz.
Severiz, özleriz.Acıyla güler, içimizi deleriz.
İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz,
Dokunsak kanar ellerimiz.
Kimselere söylemez, gizli gizli severiz,
Kavuşursak biteriz biz.
Bir kor var içimizde yanan onu küllendiremeyiz.
Konuşamayız, görüşemeyiz, sevemeyiz.
Biz herkes değiliz istediğinde gelip, istediğinde gidemeyiz.
Ne bir filmdeki mutlu son nede göz yumulacak bir kaçamak değiliz biz.
Biz sadece özlemle severiz.
Kavuşursak biteriz biz...
Sevda iki kişinin aşkı değil artık
Her aşk birinin ağzına olmuş sakız.
Belki ayrı yerde oturur
Ama yağmur yağdığında beraber ıslanırız.
Biz belki ayrıyız ama hergün aynı gecede sabahlarız.
Onu bilir, onu söyleriz.
Kavuşursak biteriz biz...
![[cem+çabuk.jpg]](http://4.bp.blogspot.com/_5qAs62rI4ws/SovnICLqUpI/AAAAAAAAB2Q/D5GxJj5YFe0/s1600/cem%2B%C3%A7abuk.jpg)
Cem Çabuk;
Güzel bir turnuvadan sonra parka çıkardık....
Cem abi parktaki tezgahında beklerdi, abi 3 bici hazırla derdik.Adanasporluyuz diye her zaman bicimiz daha bol malzemeli olurdu.Sıcaktan bunalıp bicimizi içtikten sonra Benden İyi Bici Yapanın diyip şeklini koyardı.Tribünde her şartta yerini alan nadir neferlerimizden biriydi.
Trafikte bir motor kazasında gözlerini yumdu.
Bir kardeşimizi kaybettik.
Allah Rahmet Eylesin...
